18.8.09

kırmızılım

Dudaklarım son 20yılımın en büyük uçuk vakası gibi büyük bir organizasyona ev sahipliği yaptığı için bir kaç gündür çok telaşlıyım. Sebebini soranlara başım dik bir şekilde “Dünyada çok fazla kötülük var ve benim elimden çok fazla bir şey gelmiyor, bu yüzden vücudum nacizane de olsa bir tepki koymaya çalışıyor. Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.” şeklinde idealist bir açıklama yapsam da aslen içim kan ağlıyor. Sebeb-i ziyaretimiz bu olmasa da halet-i ruhiyemizin okuma parçasının idrakinde mühim bir yeri olduğu kanaatindeyim. Benim konuyu getirmek istediğim yer ise karşı daireye taşınan yeni evli çiftimiz. Bu cümleden sonra erotik beklentiler içerisine girenler içinse üzücü bir haberimiz var. Çiftle ilgili ilk ve tek gözlemim, annemin yaptığı herhangi bir yemekten, ama herhangi bir yemekten, ikram ettiğimizde kayıtsız şartsız büyüleniyor olmaları (hatta büyüleniyor ve hemen tarifini alıyor olmaları). Yemek ne olursa olsun feedbackini üzerinde ilaç şirketi reklamı olan bardaklar veyahut not defterleri şeklinde aldığımız için de fazlasıyla bahtiyarım. (Buradan evine elinde “Vayt be, aslında cüneyt de müslümanın önde gideniymiş ama kendine.” şeklinde çıkarımlarla dönen arkadaşlaraysa maçtan sonra sürpriz var, hatırlatın çıkarken.)

Çiftten geldi madem konu, başka bir şeye daha değineyim. Bana durup dururken “Seni en çok ne üzer cüneyt?” cinsinden sorular soran çokça arkadaşım yok. Bu tarz diyalogların daha ilk evrelerinde içine eden bir insanım kanaatimce. Ama merak edenler için bir cevabım var. Aşağıdaki görsel:

Bir mahalledeki düğün hazırlıkları nasıl o mahalleyi dünyanın en güzel mahallesi yapıyorsa aynı mahalledeki düğün bitimi o derece üzücüdür benim nazarımda. Çok burkuluyorum bu tür manzaralarda, hatta bazen düğün sahiplerini karşıma alıp “Biz bütün mahallecek tanımadığımız birinin düğününde 3saat kadar oynuyoruz. Sonra siz hiçbir şey yokmuş gibi her şeyi topluyor, arkanızı dönüp gidiyorsunuz. Bu kadar kolay mı yaa?” şeklinde en az Atilla Taş’ın canlı yayında yaptığı kadar dramatik bir şekilde çıkışmak istiyorum. Atilla Taş ve düğün demişken müstakbel eşimi de şimdiden uyarmak isterim. Ben evliliği boyunca en güzel anların içine Atilla Taş’ın Kırmızılım (kendisine jestimi de yaparım) şarkısı aracılığıyla edebilecek bir insanım. Uyarmadı demeyin. Anlayana sivri sinek müessesemizden.

10 yorum:

bi dost dedi ki...

dudağındaki uçuğa bulduğun bahaneye gurban! (ne çetrefilli bi cümle kurdum anasını satıyım)

cüneyt dedi ki...

ben aslen çevresindeki olumsuzluklar karşısında tepkisiz kalmayarak ezber bozan vücuduma kurban olayım.

Adsız dedi ki...

okuya okuya aşık oldum size.evet itiraf.

cüneyt dedi ki...

efenim hayırlı ramazanlar öncelikle.

Adsız dedi ki...

pekaala,bir ay daha nefis terbiyesi öyleyse

cüneyt dedi ki...

nefis denilen musibete sanmıyorum ki bir ay gibi bir süre kafi gelsin. öte yandan "kırmızılım'la güzel anların içine ederim." derken ciddiydim. ben esprili olmaya çalışan bir insanım (:

Adsız dedi ki...

bütün bunlar beni rahatsız etse böyle bildirimlerde bulunmaktan kaçınırdım. bkz:her şeyinle kabulümsün

cüneyt dedi ki...

gel tanışalım önce.

cüneyt dedi ki...

son yorumumu şarkı gibi okuyunca bir şeye benziyor. öbür türlü okuyunca ortaya çıkan abaza imajını farketmedim değil.

Adsız dedi ki...

aynı ruh haliyle yandaki adresten sana ulaştım?