5.9.09

yaşasın yemek yemek. tövbe tövbe, oruç ağzımla.

Bayramdan hemen sonra evlenecek kuzenimin çeyizi için 25yıl kadar yatıp bu gün bitirmeye çalışmaları size de yarına yetişmesi gereken iş eğitimi ödevinizi hatırlatmıyor mu? Annemin bu seferberlikteki yeriyse en çok kardeşimin canını yakıyor, zira çocuk orucu dediğin şey 6saat bir şey. O evde aç aç dolanıp annemin yokluğunu ölümle bağdaştırırken kıyıda köşede unutulmuş flütü aldım ve dikildim karşısına. Üzerindeki tozu Var mısın Yok musun’dan öğrendiğim kadarıyla iteledim. “Okulum sanki evim, öğretmenim rehberim, sınıfımı severim, okul benim her şeyim.” şeklindeki dönemin en realist şarkısını, ardından Yılan Hikayesi’ni, ardından da Süper Baba’yı ben çaldım, o söylemedi. Böyle bir evde insanlar açlıktan birbirini yerken başka bir evde, bir arkadaşımın Whirlpool Mutfak Sanatları Akademisi’ne burslu kabul aldığını Facebook’tan öğrendim. Bunda kendisine doğumgününde hediye ettiğim pirinç pilavı tarifinin payının büyükçe olduğunu hissediyorum. Yetmedi mi? Ben yaratıcılık sıkıntısı çekerken başka bir arkadaşım da Mimar Sinan’ı kazandı. O da mı yetmedi? Az önce kendisine kapıyı açtığımdan az sonra anneme “kapıyı açan oğlun muydu?” diye soran dayım geldi. Bizim sülale yaratıcı, arkadaşlarım yaratıcı, ben değilim.

2 yorum:

dide dedi ki...

ama whirlpool'dan burs kazanan arkadaşınla bu arkadaşını iletiştirsen, o oruç ağzınla nasıl büyük sevaplar kazanırsın cün, düşün bunu.

cüneyt dedi ki...

seni severim dide, bilirsin. onu da severim, o da bilir. yaparım, neden yapmayayım.