18.5.09

ölür müsün?

Omegle az çok blog takip eden herkesin er ya da geç tanışacağı bi platform. bu gün bi arkadaşımın nickinde omegle'a dair birşeyler görünce kendimi inanılmaz bir geyiğin ortasında buldum. konuşmamızın herhangi bir yerinde "hadi girelim şu merete" gibi bir teklif ikimizden de gelmese de konuşmanın ilk kısmının sonunda ikimiz de bunu yürekten istediğimizi itiraf ediyorduk. o girmişti, ben de girmiştim, birbirimize rastlama riskini ikimiz de almak istemediğimiz için şifre olarak "bi şartım var alta geçmem"i seçmiştik. şükür ki öyle birşey olmadı. neyse konu o değil.

bütün gece can sıkıntısına müteakip buhranlarla boğuştuğumdan omegle'a da alternatif tıpın bir çaresi olarak bakmadan edemedim. aslına bakarsan planladığımdan daha başarılı oldu bile diyebilirim. şöyle ki hollandadan bir kızımızın msn adresi şu an elimde, ama ben kötü emel eksikliği yaşıyorum.

ve kızımız dediğim bu nevi şahsına münhasır organizma türkiye sınırlarında "çabuk ergenliğe giriyorlar abi yaa" dediğimiz nice kızdan daha çabuk ergenliğe girmiş anlaşılan. yanlış anlaşılmasın, bütün bunları sadece bir profil resminden çıkardım. herneyse.

omegle macerasını tecrübe eden bilir, bu kadar kolay bitmiyor hiç biri. elbetteki nice deneyimim oldu orada. ne hepsini burda anlatabilecek kadar cesurum ne de bu blogun hitap ettiği kitle bunları duymaya hazır. ama yukardaki resmin olayına da değinmeden etmiyorum, edemiyorum. bir finlandiyalı arkadaşı ben female olduğumu iddia etmek suretiyle taklaya getirdiğimde onun omegle satırlarına yansıyan hislerini görmeliydiniz. bana fotoğrafını göstermek istediğinde vay be ne salak demeden edemedim, ama ulaştığım fotoğraf resimdeki adam çıkınca, ona türk olduğumu söylediğimi düşünürsek, dünyanın en salak insanında bile emanet duracak bir hareketti.

resimdeki delikanlıyı tanımayan yoktur; selena dizisinin murat öğretmeni. omegle'ın stranger olarak tarif ettiği, ama bir kaç cümlemden benim sihirli annem, bücür cadı gibi sihir barındıran dizilere olan zaafımın farkına varıp bunun üzerine giderek, beni cinsel kimliğimle karşı karşıya getiren o adam, benim içinse hayatımın uzun bir dönemine damgasını vuracak olan insandı. belki de bundan sonra binlerce kez omegle'a onunla tekrar karşılaşmak ümidiyle girecektim. belki her strangerda onu görecektim. oysa onun şu son iki satırı dünyanın en salak son iki satırı olacaktı:

Stranger: What?
Stranger: You cannot believe me..

2 yorum:

dide dedi ki...

ben bugün bu diziyi gördüm kalkülüs çalışmam gereken saatlerde.

juninhooo dedi ki...

şu saatte kalktım ben de kalk çalışıcam diye, düşün artık. seneye yurda televizyon getiriyorum inşallah. soranlara cnndi ntvydi kapanmıcak diyorum da bakma, alt metinde bu diziler var.