3.1.09

engüzelyılbaşıgecesi - 2

tarihi yazı dizisi devam ediyor.

mely’nin performansı gerçekten görülmeye değerdi o akşam. hele bir soğan doğrayışı vardı ki tel tel. fotoğraflarda ben az görünüyorum onu fark ettim, belki yemek yapma sürecinde gidip gelme durumum çok oldu, bundandır. dediğim üzre hasta olan ralphexy bilgisayarda yeni imajıyla blogunu 2009a hazırlarken; mely, heidi ve ben bir yandan yemeklerle uğraşıyorduk.


O ana kadar çok başarılı gitmişti her şey, ondan sonra da gidecekti zaten, bu sözüm aksini düşündürmesin. aslında normaldi bu, zira bu işte bi heidi vardı. o ki bilmem kaç yılıma damgasını vuran dostum, bana tahammül eden az insandan biriydi. masa da bir yandan hazırlanıyordu takdir edersiniz ki. A4e basılmış menüler masada yerini alırken, çatal-kaşık adabından yoksun biz, kural tanımıyorduk bu hususta.

Bir başka kare de mely ve ben soğanları doğrarkene. çok ilginç bir öyküsü var bu soğanların. heidi öyle bir bıraktı ki bize soğanları, her bir dilimini mi artık ne deniyorsa ayrı ayrı doğramak zorunda kaldık. bi yandan da kara lahanalar sirkede bekliyordu, internetten öğrendiğimizce.

Sonra değinmeden geçemeyeceğim bir husus da, bazı nevi şahsına münhasırların kendilerine olan büyük aşklarıydı. araya karışan resimlerden de bu görülüyordu ki bu arkadaşlar durmayıp ayaklarını bile böyle bir gecede böyle bir olaya alet ediyorlardı (:

Bütün bunlar yaşanırken mercimekli köftede de sona yaklaşılıyordu artık. salçasını benim kavurduğum, mercimek-bulgur kısmının heidi’yi alakadar ettiği bu yegane lezzete son şeklini vermek mely’e düşmüştü:

Kahramanımız rahat durur mu? sadece üretmekle kalmıyor, ürettiğince de tüketiyordu. bu gidişe bir dur demek de heidi’ye düşüyordu. evin hanımağasına:

Neyse, bir yandan da pilavı pişirmiş, tavuğu fırına vermiş, çorbayı yapmış, paçanga böreğinde(!) de kısmen başarılı olmuştuk. buralara dair fotoğraflarsa çıkan bir yangında maalesef yok oldu.
Vakit sofraya geçme vaktiydi, vakit yemek yeme, vakit başlama.:
Asıl yemekler görünmüyor fark edildiyse, zira onları göstererek canınızı çektirmek, aslaa. avucunu yala derdi burada mesela, demet var benim arkadaş, o olsa.

Yazı dizimizin ikinci bölümüne burada noktayı koyuyoruz sevgili okuyucular.
3.bölümünde görüşmek dileğiyle.
devamı çok yakında.

2 yorum:

pRncfRn dedi ki...

Ama arkadaşlar iyidir :))

juninhooo dedi ki...

yok yok arkadaşlar harbiden iyidir (: