11.12.09

optimus price

Biz, ödevlerimizden arta kalan zamanlarımızda gidebildiğimiz kadar çok kulübe gidip gülebildiğimiz kadar sahte gülüp becerebildiğimiz kadar kalın cvler oluşturan Bilkent öğrencileri olarak yeni açılan nanoteknoloji binasının duvarındaki nazar boncuğunu dert edinirken gram gocunmayız. Daha bugün Odtü için “bugün yine bir şeyi protesto ediyorlardı.” diyen adamların farkında olmadan küçümseyen bakışları arasında, “kalabalık yalnızlıklar” ekolünün son mohikanlarıyla kol kola, tam da Polat Alemdar fütürizme yüzyılın ayarını “Sonunu düşünen kahraman olamaz.” diyerek verdiğinde, kendimizi boşlukta bulabiliriz. Hatta çok ilginçtir; blogtan bile soğuyacak olabiliriz. Bu fırsattan istifade fırtlayan geniş zamanlar içinse sanal bebekler öneriyoruz. Ve işte tam da bu vakitlerde insanın canı İstanbul çekiyor. Ömer zaten jeopolitik konumuyla 5duyuya da hitap edebiliyorken bir de Okşan’ın Beşiktaş’ta eve çıkması durumu yok mu? Ah o durum yok mu?

2 yorum:

davşan dedi ki...

ne zaman istersen, herhangi bir saniye, herhangi bir dakika zanim.

cüneyt dedi ki...

ucuz çay derdine son vereceksin ya o bile yeter.